matematik Aslında kitabın temeli Zaman gazetesinde Adnan Arslan’ın yazdığı sosyal bilimlerde ki geriliğimizin sebebi matematik ağırlıklı verilen doğa bilimleri eğitimi olduğu tezine karşılık “matematik dünyası” adlı dergide bekir gür’ün cevap yazılarından oluşturulmuştur. İlgili makalede Adnan Arslan 200 yıllık bir çatışmanın dillendirilmesinden başka bir şey yapmamıştır.Bu çatışma doğa bilimleri-kültür bilimleri çatışmasıdır. Aydınlanma dönemiyle birlikte bilimlerin sadece doğaya hasredilmesi ve yöntem olarakta matematik kullanılması ,bilme ediminin olguların açıklaması olarak kabul edilmesine tepki olarak vico tarafından “yeni bilim” kitabıyla dillendirdiği ve daha sonra ki dönemlerde Ditley tarafından sistematize edilen ve anlama merkezli insan bilimleri çatışmasıdır.

Adnan arslan anlamanın merkezlenmesi için sayısal ağırlıklı eğitimin terkedilip ,sosyal temelli bir eğitime geçilmesi gerektiği düşüncesini dillendirmiştir. Buna delil olarakda matematiğin evrenseli öncelediği halbuki yorumun yerelden kalkarak inşa edilebileceğini söylemiştir. Bekir Gür ise matematiğin sanıldığı gibi evrensel olmadığını hem felsefe tarihinden hemde matematik tarihinden örneklerle ortaya koymaya çalışmıştır.

Kitapda yer alan ilk 4-5 konu direk arslana cevap niteliğindedir. Diğer makaleler her ne kadarda direk cevap sayılamasa da dolaylı cevaplar olarak görülebilir.

Modern dönemlerde filozofların en bariz özelliklerinden birisi fizik,matematik gibi alanlarla da iştigal etmeleridir. Dolayısıyla 16,17,18 asırlardaki filozofların büyük bir kısmında matematikle ilgili tartışmaları bulmak mümkündür. Bunun örenkelrini Descartes,Locke,Hegel,Kant gibi filozoflarda görmek mümkündür.

Ortaçağlarda inşa edilen mantık temelli fizik anlayışının Galileo ile birlikte yerini matematik temelli fiziğe bırakmasıyla birlikte matematik ilmi de hem gündelik hayatın içerisinde hemde felsefenin ilgi alanına girmiştir. Aritmetiğin konusu olan sayı kavramı ve geometrinin konusu olan miktar kavramlarının mahiyeti,matematiksel nesnelerin ontik bağımsızlıklarının olup olmadıkları meselesi , matematiksel önermelerin icat mı keşifmi olduğu soruları gibi pek çok soru ve sorun artık felsefenin konusu haline gelmiştir.

Bekir gür dil olarak sade,yalın ve anlaşılır bir üslup kullanmıştır.
Sanırım hem üniversite de ki matematik derslerinde hemde sonra ki okumalarımda matematiğin konularının hangi ihtiyaçlardan ortaya çıktığı ve bu soru/sorunları çözmede nasıl bir katkısı olduğunu merak etmekteyim. Daha anlaşılır bir dille söylemek gerekirse ,integral hesabı gündelik hayatta ya da düşünce dünyasında neyi çözdü, limit problemi,karmaşık sayılar teoremi,türek vb. pek çok konu …

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s