Leibniz Notları

monadoloji Başta söyleyim, kitap tam bir teolojik savunma. Bir yandan skolastik felsefenin devam ettiricisi gibi davranırken bir taraftanda 17.yy da fizik ve bilimlerde ki yeni gelişmeler ışığında Aristo’nun dünya görüşünün haricinde dünyaya yep yeni bir bakışın getirdiği bakışın arasında sıkışmış bir bilincin ızdırapları.

16-17 yy da astronomi,fizik,matematik gibi bilimlerde meydana gelen devrim gibi yenilikler Aristo fiziğini ve dolayısıyla o fiziğin üzerine inşa olunmuş metafiziğin ciddi sorgulanmasını da beraberinde getirmişti. Bu sorgulamadan Aristo metazifiği üzerine kendini konumlandıran kilise de nasibini almıştı. Klasik dünya da Tanrı adına buyruklar ortaya koyabilen bir kilise ve onun sorgulanamaz ve itiraz edilemez direktifleri vardı. Ama hem bilimsel gelişmeler hem de toplumsal ve sosyal değişimler ve birbirine çok farklı noktalardan etki eden görülebilen ve görülemeyen bir çok etkenin bir araya geldiği 16-17 yy’lar da her şey allak bullak oldu ve bin yıldır devam edip gelen düzen kökünden sökülüp atıldı. Bu dönemlerin tam ortasında yaşayan bir Leibniz’i anlamak sanırım birazda yaşadığı tarihi,çoğrafi ,toplumsal ortamları bilmek,anlamak demek. Descartes,Locke vb. diğer filozofların klisenin inşa ettiği teolojiye alternatif rasyonel teoloji inşa çabaları aslında kliseyi baypas etmekteydi aynı zamanda.

Aristonun mantık temelli fiziğinin 1000-1500 yıldır hüküm sürdüğü bir dünyada insanların en temel sanat,edebiyat,din,felsefelerinden bu kalıntıları temizlemek öyle sanıldığı kadar kolay olmayacaktı. Olmadı da zaten. Newton’un temellerini attığı yeni doğa perspektifi skolastik dönemin kabulu olan mümkün dünyaların en iyisi kabulünü bir nebze değilliyor gibiydi. Aslında bugün de zihnimizde canlandırdığımız Tanrı kabulleriyle modern bilimlerin ortaya koyduğu bilgiler arasında ki açmazların şizofrenilerini yaşamaktayız. Yani modern fiziğin penceresini aralayıp yep yeni bir teoloji ve Tanrı tasavvurunu halen gerçekleştirebilecek bir babayiğitin yokluğunun ızdırapıyla hemhal olmaktayız. Dünyan/evrenin aslında söylenildiği kadar mükemmel olmadığı bazı noksanlıklar ve aksaklıklarla mündemiç olduğu bu kabulun de Tanrının kudretine,mükemmelliğine,inayetine bir sorun oluşturmayacağını ortaya koyan zihinlerin eksikliğini hissetmekteyiz. Kaldı ki sadece fiziksel/doğasal dünya da değil tarihsel/insansal dünya da da eksikliklerin olduğunun en büyük kanıtı yine bizzat insanoğlunun yeryüzü serüvenidir.

“kitaptan çıkartığım notların aktarmasına devam edeceğim.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s