Felsefede ve Mantıkta Kavram

Sokratesten beri kavram tartışması vardır ve ;platon ,kavrama idea diyerek ona kavrama gerçeklik yüklemiştir. Sokrates’ten Aristotales’e ,Hume’dan Kant’a kadar birçok filozof ,bu konudaki farklı yaklaşımlarına rağmen kavramı,bir şeyin(objenin) zihindeki ve zihne ait tasarım saymışlardır. Son olarak neopozitivist filozoflar,”kavram” yerine,dil içinde anlam taşıyan ve tanımlanabilir olan sözcüklerden ,”terim”lerden söz edilebileceğini,”kavram”ın dilden bağımsız bir neliğinin(mahiyetinin)olamayacağını ileri sürmüşler ve bu tutumlarıyla ,”kavram” konusunu bir ölçüde mantığın dışına çıkarmışlardır.
Kavramın hiç bir gerçekliği yoktur. Kavram ancak bir şeyi (objeyi) işaret eder. Fakat düşünceyi ancak dille ifade edebileceğimiz anımsandığında ,bir fikir,bir ide olarak kavramın dille ifadesine ihtiyaç duyarız ki,bir kavram dille ifade edildiğinde terim adını alır.

Kavram,zihnimizde düşünülmüş olan herhangi bir şeydir;terim ise zihnimizde düşünülmüş olan şeye ilişkin tasarımın,yani kavramın dilsel işaretidir. İmge,uzam ve zaman içinde algıladığımız herhangi tekil bir nesnenin bizdeki tekil izlenimidir (şu anda algıladığım “bu masa”);oysa kavram bir duyusal izlenim değil,bir tasarımdır. Bu yüzden tekil bir şeyin imgesi ile tekil bir şeyin kavramı farklıdır. Bir genel kavramı ,örneğin algıladığımız tek tek masalardaki ortak özellikleri birleştirerek zihnimizde kurarız. Kavram zihinsel bir etkinlikle meydana getirilen,kurulan bir şey olmasına karşılık,imge edilgin/duyusal bir izlenim olarak kalır.

Aristo’ya göre kavram,bir şeyin(objenin) tasarımıdır;terim ise o şeyin tanımının tek sözcükle ifadesidir. Terimin ilk işlevi kavramı dilsel/fonetik yoldan işaret etmekse,ikinci işlevi ,bize kavramın işaret ettiği şey (obje) hakkında bildiklerimizi anımsatmasıdır.

Kavramı ,düşünmenin en küçük ve basit birimi sayan görüş,önermelerin kavramlardan oluştuğunu belirtir. Neopozitivist filozoflar ise düşünmenin en basit birimi kavram değil ,önermelerdir.

Düşünmeyi ve onun ürünü olan düşünceyi ve kavramı,dil içerisinde tanıyabiliyoruz. Ama kavramın dilsel görünümü ile kavramın kendisi arasında bir denklik ve örtüşme olduğunu göstermek mümkün değildir.

Kavram ,biriktirilmiş,depo edilmiş,yoğunlaştırılarak bir sözcüğe yükletilmiş,bu sözcükte toplanmış bir bilgidir. Öyle ki,epistemolojik açıdan kavram,işaret ettiği şey (obje) hakkında ki bilgimiz arttıkça, hacmi durmadan denişleyen bir hazne,bir depo görünümündedir. İşte bu niteliğiyle kavram,dilde hiçbir zaman tam olarak ifadesini bulamayan bir potansiyaliteye sahiptir.

Kavramın neliği,hakkında düşünülmüş olduğu şeyintasarımı olmasında belirir. Onun anlamı ise ontoloji ve epistemolojinin konusudur. Kavramın anlamı (anlam içeriği) değişebilir;ama neliği değişmez. Mantık açısından ,kavramın anlamı (anlam içeriği) değil,neliği,yani bir şeyin düşünülmüş tasarımı olması önemlidir. Kavramın dil içerisinde ki işareti olduğunu söylediğimiz terim,kavramın neliğine değil,kavramın anlamına,onun anlam içeriğini işaret eden bir işleve sahiptir.

Mantıkçı için düşünülebilen her “şey” bir kavramdır. “Kavram”,Türkçede de ,Batı dillerinde de “kavramak” fiilinden gelir.Kavramak edimi ise iki aşamalıdır:1.Bir “şey”i sarıp sarmalamak ,kucaklamak,onu dört bir yandan kuşatmak söz konusudur. 2.Sarıp sarmalanmış ,kuşatılmış olan şey,zaten diğer (başka,değişik) şeylerden aynı zamanda ayırt edilmiş demektir. Mantık açısından ,kavram ile kavranılan özdeştir. Mantık kavramın neliği,felsefe ve bilim ise kavramın gerçekliğiyle ilgilenirler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s