Ölümsüzlük Otu

Gılgamış ölümsüzlüğü aramaya çıktığında

İçkicibaşı Gılgamış’a dedi ki:

“Nereye koşturuyorsun böyle,Gılgamış?

Eline geçmeyecek aradığın yaşam.

Tanrılar insanoğlunu yarattıklarında

yalnız ölüm oldu ona verdikleri,

kendi ellerinde tuttular yaşamı !

Karnın dolu olsun yeter Gılgamış,sen ona bak,

gece gündüz eğlenmene bak,

gününü gün et,keyf sür,

çalgılarla gece gündüz gül oyna,

hep güzel giysiler olsun üstünde ,

başın temiz olsun,bedenin yıkanmış olsun,

elinden tutan yavruna bak,

karın mutluluğu tatsın göğsünde,

budur insanoğlunun tek yapacağı .”

Ut-Napiştim ölümsüzlük bitkisinin yerini Gılgamış’a söyledi ve Gılmamış denizlerin dibinden o bitkiyi çıkardı. Gılgamış kendisini Büyük-Alanlı-Uruk’a götüren Ur-Şanabi’ye :

“Ölüm korkusuna birebirdir bu bitki ,

en yüce sağaltıya kavuşur insan onunla.

Büyük-Alanlı-Uruk’a götüreceğim onu,

etkisini anlamak için birine yedireceğim,

adı ‘gençleşen yaşlı adam’ olacak,

sonra da kendim yeyip döneceğim ilk gençliğime !

.

.

.

Gılgamış bir çukur gördü ,serin su dolu ,

içine atladı yıkanmak üzere;

bitkinin kokusunu aldı yılan,

deliğinden çıkıp sessizce kaptı bitkiyi,

gömlek değiştirdi o anda ,geri dönerken”

Hikayede ölümsüzlük bitkisini yılan almakta. Aynı şekilde tıbbın da sembolü yılan. Dikkat çekilmeli bu simgelere.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s