Etiket arşivi: bilim

Sorular

Her metin okunup/yorumlanacak birer veridir. Yorum aslında bir nevi zihnine yeni ve yepyeni soru/nlar bırakıyorsa anlamlıdır ve verimlidir.
Yeni devşirdiğim sorular;
-Doğa neden şimdi olduğu gibi işliyor da başka türlü işlemiyor?
-Mevcut sistemler kaçınılmaz mıdır yoksa başka sistemler geliştirilebilir mi?
-Doğa da işleyen bir plan var mıdır , varsa kaynağı nedir?
-İnsan aklının rolü bu planı anlamaktan mı ibarettir yoksa insan aklının gücü ,doğada ki planı değiştirmeye yeter mi?

Reklamlar

Çağdaş Batı Düşüncesi

05.04.2013 Seta Cumartesi Seminerinde Tuncay ÖNDER tarafından verilen Çağdaş Batı Düşüncesi notları;

Modern batı düşüncesi genel olarak 17. yy. da şekillenmiştir. 15,16. yy lar da bu şekillenmeye zemin hazırlamışlar olsalar da asıl bu yüzyılda şekillenmiştir. Modern dediğimiz de aslında devlet,toplum,değer,varlık,doğaya gibi kavramlarla münasebetimizde ve bakışımızda yeni bir bakışı,algıyı kastederiz.  Modern Batı aşağıda ki şu 4 temelle anlatılabilir ;

1-Sosyolojik olarak kentleşmeyi

2-Sanayileşmiş bir toplumu

3-Siyasal olarak temsili demokrasiyi

4-kültürel olarak sekülerleşmiş bir toplum. Modernlik bu olguların getirisi yada sonucudur. Bu sonuçlara ulaşmak için batının izlediği seyir bilimsel devrimle başlamıştır. Bu bilimsel devrimin temelinde Fizik ve Astronomi vardır ama asıl merkez fiziktir. Kopernikle başlayıp Newton’la devam eden fiziksel devrim kutsalın yada kutsal adına ortaya konulan bilimsel gerçeklerin yanlışlığını ortaya koymuş bu da algılarda dine bakışta uzaklaşma ve soğuma getirmiştir. Batlamyus cu evren algısının temelinde yer alana Dünya merkezli evren kabulünün aksine Kopernik güneşi evrenin merkezine yerleştirerek dünyayı sıradan,basit ve diğer gezegenlerden sadece birisi olarak görülmesini sağlayarak insanın merkezliği anlayışını (kutsallığı) yıkmıştır.

Bacon yeni gelişen matematik tabanlı bilimin amacının Tabiata hükmetmek olduğunu ortaya koyarak gelecek için bilimin seyrinin parametrelerini vermiştir.

Aynı şekilde Descartes özgürlüğü tabiat karşısında elde edilecek bir şey olarak kabul etmiş ve insanoğlunun savaşının tabiatla olduğunu ortaya koymuştur. Yine Descartes bilimsel bakışa getirdiği özne,nesne ayrımıyla insan dışında ki tabiatı nesneleştirmek suretiyle tabiatın sahip olduğu kutsallık zırhını parçalamıştır. Bu kutsallık yıkıldıktan sonra zihnin yapması gereken nesneleri objeleştirmektir.

Newton Descartese dayanan doğanın dilinin matematiksel olduğu ve tüm doğal süreçler arasında matematiksel bir ilişki olduğu teziyle determinizmin yolunu açmıştır.Artık doğa deterministik bir sürece tabiidir ve mekanikleşmiştir. Buda doğaya müdahale edilebilir ve yönetilebilir hale gelmesini sağlamıştır.

Bilimsel değişim beraberinde aşağıda ki alanlarda bakışın değişmesini sağlamış ve meta anlatı döneminin bitmesini yerine ,aydınlanma döneminin başlamasını sağlamıştır. Artık kutsalın ve metazifiğin yeryüzünde gerekliliği kalmamıştır. Bunlar miadını doldurmuş ,bilimsel bilginin tek gerçeklik olduğu anlatısına terketmek zorunda bırakılmıştır.

1-Devlet ve Toplum Anlayışı: 17 yy a kadar devlet ve toplum doğal yani olması gereken tanrı vergisi gibi kabul edilmekteydi. Tıpkı bir insan gibi görülmekte ve toplumsal katmanlar birer uzuv gibi kabul edilerek organizmacı bir yapı söz konusu olmaktaydı. Hobbes la birlikte bu organizmacı bakış yerini mekanik bir bakışa bırakmıştır. Hobbes ‘un Levithan (ölümlü tanrı) ı siyasetin temelini ilahi olandan rasyonel akıla çevirmiştir. Devletin meşruiyeti ilahi değil bireyler arasında ki sözleşmedir. Hobbes,Locke,Rousseau devletin meşruiyet kaynağı sorunu ilahi olandan koparmışlardır. Devletin ve toplumun doğal değil insani bir şey olduğunu söyleyerek rasyonel aklın bunu inşa edebileceğini söylemişlerdir. Comte fiziksel kanunlar gibi toplumlarında kanunlarının olduğunu bu kanunları bularak toplumların dizayn edilebileceğini öngörmüş ve bu maksatla Sosyolojinin temellerini atmıştır.

Tabiat ve toplumun çözülmesi yani bağın ilahi olandan kopartılması suretiyle iktidarın niteliği de değiştirilebilir hale getirilmiştir. Artık bilimsel devrim siyasal devrime de yol açmıştır.18.yy a kadar yönetim biçimlerinden sadece birisi olan demokrasi rasyonel tek yönetim biçimi olarak kabul edilmiştir. Fransız devrimi iktidarın kaynağını Tanrıdan alıp topluma vermiş,toplumda bireylerin iradeleriyle kurulmuş buda bireyin önemini ortaya çıkarmıştır. Artık birey kendisi için rasyonel olanın kararını verebilir olmuştur.

Siyasal devrim beraberinde kültürel devrimi de meydana getirmiştir. Kültürel devrim

1-Aydınlanma

2-Sekülerleşme kavramları üzerine oturmuştur.

Aydınlanma insana dair ve tarihe dair şeyler söyler. Artık tarih Tanrının insana inayet bahşettiği bir zamansal akış değil Tanrıdan bilginin çalındığı ve yeryüzünde cennetin kurulacağı bir akıştır.

Antik dönemde tarih dairesel olarak kabul edilirken hristiyanlıkla birlikte çizgisel tarih anlayışı benimsenmiştir. Tarih Hubutla başlamış kıyametle son bulacaktır. Ama bu çizgisel yürüyüşte yine de tanrının inayetine muhtacızdır ve bu yüzden peygamberler gelmiştir. Tanrı hep yanımızda ve koruyucumuzdur. insan tarihin sadece nesnesidir. Aydınlanma insanı tarihin öznesi haline getirmiş insanı da özerk bir özne yapmıştır. Bu anlayış artık tarihin bir kader olmadığı müdahale edilebilir ve yönlendirilebilir olduğu fikri oluşmuştur.

Bu anlayışlarla birlikte kutsal metinlerle insan ürünü metinler karşılaştırılabilir hale getirilmiş yani vahiy ve bilimsel metinler kıyaslanabilir olmuştur.

Sanayi devrimi modernliğin somutlaşmış halidir.

İDEOLOJİ: Fikirler bilimidir. 19.yy ideolojiler çağıdır. bu çağda sosyalizm,liberalizm,muhafazakarlık ve anarjizm çıkmıştır.

ideolojilerin 19.yy da ortaya çıkma sebeplerini şöyle sıralayabiliriz.

-kırdan kente göçler.bu göçler sonrasında bireysel aidiyetlerden çok toplumsal aidiyetler ön plana çıkmıştır. Cemaat olgusunun yerini cemiyet olgusu almıştır. İdeolojiler dün,bugün,yarın ilişkisini çözümleme iddiasındadır. Bir fikrin ideoloji olması için kitlelerle buluşması gerekiyor.