Etiket arşivi: Black Mirror

Black Mirror 1.sezon 3.bölüm (Hayat Hikayen)

grean İnsan hafızasının çoğu aslında gereksiz şeylerle doludur.Çoğu güvenilir değildir. Aslında insan olmamızın tamda gereğidir bu.Hafızamızın eskiyen anıları altlara doğru iteklemesi ve bir süre sonra da unutulmasıdır.Ya da başka bir açıdan bakıldığında hiç bir şeyi unutmayacak şekilde hafızamız olsaydı durumumuz ne olurdu.Aslında dizinin bu bölümünde tamda bu soruyu merkeze alıp cevap vermeye çalışmışlar.

Bölümün geçtiği zaman diliminde insanların gördüklerini kaydedip tekrar izleyebildikleri ve bu anılarını multimedialara aktararak başka insanlarla paylaşabildikleri Grain adı verilen aletler icat edilmiştir. Bu aletler sol kulak arkasına takılmakta ve göz ve kulakların duyumlarını otomatik olarak kaydetmektedir. bu kaydettiği görüntüleri de zaman tünelinde ilgili tarihe yerleştirerek kategorilenmesini sağlayabilmektedir. Böylece artık mahrem kendisi içinde olsa kalmayacaktır.Aslında bugün bunun sosyal medyada belli bir ölçekte de olsa uygulandığını görmekteyiz. Bir çok platformda zaman tüneli uygulaması desteklenmekte ve yapıp etmelerimiz zamansal boyutuyla gösterilebilmektedir. Hatta bir çok özel anılarımızı başkalarına gösterebilme telaşındayızdır artık. ama gösterdiklerimiz sadece gülen ,eğlenen yani haz alan taraflarımızdır. Acıyan ve kederlenen taraflarımız yoktur bu alemde.Çünkü onlar en temel insani hasletlerimizdir ve acizliğimizin göstergeleri olduklarından paylaşılmayı hak etmiyorlardır.

Avukat olarak hayatını sürdüren Liam bir iş başvuruşu dönüşünde eşinin de bulunduğu arkadaşlık partisine gider.Orada eşinin arkadaşlarıyla tanışır ama bu arkadaşlardan jonasın eşiyle muhabbetinin farklı olduğunu farkeder.Parti sonrasında evde eşiyle tartışmaya başlar.hem eşinin hemde jonasın hal ve hareketleri şüphe gerektirecek şekildedir. Eşi jonasla eskiden kısa süreli bir ilişki yaşadıklarını söylesede liam ikna olmaz. Sabah olduğunda jonasın evine gidip Grain’in de ki eşinin anılarını sildirir.Anılar silinirken ki bir resim karesi evlilik yaşamının nasılda yalanlar üstüne kurulu olduğunun kanıtıdır aynı zamanda. Evine döndüğünde eşine olanların hepsini anlattırır ve yollarını ayırır.

Dizinin ilgili bölümünde ki konu örgüsü kısaca yukarıda ki gibi özetlenebilir. burada asıl vurgulanan şey teknolojinin imkanlarının gündelik yaşamtılarımızda getirdikleri kadar götürdükleridir. Çıplak insanın yani hiç bir alet edavat kullanmayan insanın fıtri bir takım istitadlarının yaşamlarımızı devam ettirmek için en elzem şeyler olduğudur. eğer bunlarla oynamaya kalkarsak bedelleri ağır olur.unutmamak gerekir ki hiç birimiz tanrı değilizdir ve tüm insanların aklını toplasak da tanrı olamaz.dolayısıyla insan için neyin iyi neyin kötü olduğunun kararını tanrıya bırakmalıyız.

bölüm daha önceki bölümlere göre vasattı diyebiliriz. cinsel içeriklerin ön plana çıkartılmasının(önceki bölümlerde bu kadar değildi) sebebi de sanırım bu vasatlığı perdeleyebilmekti. buna rağmen yine de üzerinde düşünülecek bir konunun dillendirilmesi bağlamında önemlidir.

bölümün en önemli sahnesi liamın grain’ini çıkartığı ve anılarından vazgeçtiği sahneydi. kuşkusuz orwel’ in de belirttiği üzere hafıza hem bireylerin hem de toplumların yönlendirilmesi için çok önemlidir. bir toplumun geleceğini yönetmek için hafızasını yönetmek gerekir.

Reklamlar

1 anlatılan ileride olacaklar yada olma ihtimali olanlar değil tam da bugün bizim yaşadığımız haldir.

bölümün olaysal örgüsü kısaca şu şekildedir. İnsanlar 21 yaşına geldiklerinde kendi sorumluluklarına kavuşuyor ve zorunlu olarak çalışmaya başlamaktadırlar. bu çalışma da enerji üretimine katılmak için pedal çevirmedir. Pedal karşılığında elde edilen sanal puanlarla da (adı gelir oluyor bugün ) avatarlarına ve kendi yaşamlarını devam ettirecek ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar.

Bölümün oyuncusu Bing Madsen de böyle bir ortamda hayatının monotonluğu içerisinde kardeşi öldüğü için ondan kalan puanlarla çok da çalışma heveslisi olmadan günlerini geçirmektedir. Çalıştığı bölümde ki birisinin ölmesinin ardından yerine gelen Aby adlı bayanla birlikte hayatı değişecek ve bir amaç kazanmış olacaktır. Çünkü Aby hem güzel hemde sesi hoştur. Madsen Aby’nin yetenek yarışmasına katılmasını istemiş,yarışmaya katılmak için gereken bilet parası olan 15.000 puanı da kendisinin tüm puanları karşılı vermiştir. Aby yarışmaya gitmiş ,sesi ve şarkısı çok beğenilmiş ama ses sanatçısı istenmediğinden (1-2 yıl ihtiyaçları yoktur) porno sektörü teklif edilmiş o da kabul edip bir kanalda çalışmaya başlamıştır.
Buna öfkelenen Madsen gereken bilet parasını kazanmak için aylarca durmadan ve harcama yapmadan çalışarak bileti almış ve şowmen olarak sahneye çıkmıştır. Asıl amacı sahnede yaşadıkları hayatın anlamsızlığını ve boşluğunu haykırmaktır. Haykırmıştır da ve şovun sahipleri bunu beğenip onada kanallarında iş teklif etmişler oda kabul ederek aynı akıbeti paylaşmıştır.

Madsen şov için sahneye çıktığında söyledikleri şöyledir.

“Biliyorum ki buraya çıkmalı,dikilmeli ve beni dinlemenizi sağlamalıydım.
Gerçekten dinlemeli diğer zamanlarda yaptığınız gibi dinliyormuş gibi bir tavır takınmanızı değil.
Yüzleriniz de hissettiğinizi görmek görmek istedim
Sizin burada gördükleriniz insan değil.Burada insanları değil otları görüyorsunuz.
Ot ne kadar sahteyse ,o kadar seviyorsunuz. Çünkü sahte otlar artık işe yarayan tek şey.Midemizin kaldırabildiği tek şey onlar. Aslında tek şey değil .Gerçek acı ve gerçek ahlaksızlığı da kaldırabiliyoruz. Şişman bir adamı kazığa geçirip deli gibi gülersiniz. (bölümde temizlikçi olarak çalışan insanlardan bir çoğu şişmandı ve çalışan insanların çalışırken hoşça vakit geçirmesini sağlamak için izleyebildikleri eğlence programlarından birisi de şişmanlarla alay edilmesiydi.) Çünkü bunu hak ettik. Biz çalışırken o kaytardı. Haydi ona gülelim. Çaresizlikten,aklımızı öylesine kaybettik ki daha iyisini düşünemiyoruz. Bildiğimiz her şey sahte ot yığını ve bok satın almak.Birbirimizle böyle konuşuyoruz,kendimizi bok satın alarak ifade ediyoruz.
black3
Bir hayalim mi var.en büyük hayalimiz var olmayan avatarımız için bir uygulama almak.
Orada bile değil.
Var olmayan şeyler satın alıyoruz.
Bize gerçek bedava ve güzel bir şey gösterin.
Gösteremezsiniz.
Evet
Bu bizi mahvederdi
Böyle bir şey için çok uyuşuğuz .Boğula bilirdik bile.
Şaşılacak derece de çok şeye dayanabiliyoruz,bir mucize yakaladığımızda onu küçük küçük parçalara ayırarak dağıtıyorsunuz. Ondan sonra da onu büyütüp,paketleyip,10000 filtreden geçiriyorsunuz.Taki bir dizi anlamsız ışık haline gelene kadar. O sırada biz de gece gündüz bisiklete biniyor ,nereye gidiyoruz.
Ne için güç üretiyoruz?Hepsi küçücük hücreler ve ekranlar.
Benim yaptığım hiç bir şeyin sizin için anlamı olmadığı için s..yim sizi?
Onu alıp batağa sokup (Abby ‘i kastediyor) ,kemiklerine kadar çökertip ,bir şakaya çevirdiğiniz için,milyonlarca şakanın arasında bir şakaya daha.
Var olduğunuz için …”

Artık hayatımızın ellerimizden yavaş yavaş çıkmaya başladığı şu günler de yarınların bizleri nereye sürüklediğidir aslolan. Bunu görebilmek ve yaşamaya az da olsa tutunabilmek uğrunda gayret sarfedebilmektir. İnsan olduğumuzun ve insan olmanın ünsiyet kurma gerektirdiği ,başkalarıyla göz temasının ne olduğunu, konuşmanın ,paylaşmanın yada birilerine kızabilmenin ne kadar da önemli olduğunun farkına varabilmektir.

Yaşadıklarımız ve anılarımız sanalın etrafında olmaya başladıysa eğer bir şeylerin kaybolmaya başlaması da doğaldır artık.Orada her şey sahtedir. Sadece gösterilmek istenen yönlerimiz yada yüzlerimiz görünürdedir. Ya görünmeyen tarafımız.Tıpkı ayın görünmeyen tarafının karanlık olması gibi bizim karanlık taraflarımız nerdedir. Beşer tarafımız yani hayvani tarafımız.Gerçi çoğu zaman insanlara insani özelliklerimiz içerisinde hayvani taraflarımızı da gizleyerek de olsa gösteririz farkına varmadan.

Black Mirror(Kara Ayna 1 Sezon 1 Bölüm)

Sabaha karşı çalan telefon ve ardından gelen haber. İngiltere prensesi kaçırılmıştır ve kaçıranlar youtube üzerinden isteğini göndermiştir. Video yüklendiği anla silindiği an arasında 9 dk geçmiştir ve geçen süre içerisinde 50.000 adet indirilmiştir.Kaçıranların sadece 1 adet talebi vardır ama bu talep gariptir.Tüm karasal ve uydu kanallarında canlı yayında ülke başbakanının bir domuzla ilişkiye girmesi.

bölümün konu ve seyirlik özeti kısaca yukarıda ki gibidir.  bölümde verilen ara mesajlar da birbirinden ilginç , gidişatımıza yani insanlık olarak içinde bulunduğumuz ve bulunacağımız halin özeti gibidir.

-Doğru veya yanlış,amacı ve maksadı ne olursa olsun bilginin saniyeler içerisinde tüm dünyaya yayılabilmesi

-Yaşanan her sorunla birlikte hukukunda yenilenmesi gerektiği (Böyle bir kural yok)

-Medya iletişim araçlarının insanların haber almasını sağladığı gibi başka insanların da hayatlarını haksızca ve zalimanace karartması

-Haber elde edebilmek veya mevzuyla ilgili bilgi elde edebilmek için her şeyin mübahlaşması

-İnsanların algısının ve bu algıya bağlı olarak tepkilerinin yönetilebildiği yada yönlendirilebildiği

bölümde geçen konuşma da:

“Öyle her hangi bir prenses değil.Prensesimiz

Ülkenin gözbebeği,lanet çevreci ve lanet bir Facebook Prensesi.”

Bir prenses ve prenses de olsa hayatı sadece vitrine oynamak. Görünür  ve farkedilir olmak. Gözlerin üzerinde olmasını sağlamak. Asla kendi hayatını yaşamayacak ve kendi olamayacak. Sevgisini de paylaşamayacak korkularını da.

“Herkes bize gülüyor,

Bunu bilemezsin

İnsanları tanırım,rezil etmeye bayılırız,gülmeden yapamayız.

Hiç bir şey yaşanmayacak.

Kafalarında yaşanıyor. ”

Başka bir konuşma metni de yukarıda yer almakta. Toplumsal kaygılarımız sadece rezil etmeye odaklanmış.Faş olmak,ortada kalakalmak. Taşlanırsınız ama size taş atanların hepside sizin kadar günahkardır. Kimse dile getirmez,kabullenmez ama böyledir ve de böyle olacaktır artık.

Seçimler yapılmalıdır bazı anlarda ama bunlar normal birer seçim değillerdir.hayat ırmağımızın akışını ve debisini derinden etkileyecek kadar önemlidirler.Bu seçimleri yaparken nelere dikkat ettiğimizdir asıl mesele.

Üzgünüm Michael,olay senden çıktı artık . olaylar sürüklemiştir bizleri bir uçurumun kenarına. sadece gözlerimizi kapatıp kendimizi boşluğa bırakmak kalmıştır.

Hayat artık tv ekranlarında akmaktadır. oradadır her şey,ora belirleyecektir ağlayacağımız konuları da güleceğimiz konuları da. Kimi seveceğimizi de kimden nefret edeceğimizde. Yaşamın bizatihi kendisi seyirlik olmuştur.Aşklarımız da sahtedir nefretleriniz de.

Vicdanlar ölmüş,her şey sadece sadece görünmek ve göstermek üzerine kurgulanmıştır. Yaşam zaten bir kurguydu ta baştan beri ama artık kurgunun da ötesinde sanallaşmıştır.Bu dünyada duygulara yer yoktur asla. Sadece göz önünde olmak ve göze girmek vardır.