Etiket arşivi: değirmen dergisi

Yüzyılın Filmleri

Görsel  Aslında son 1-2 aydır çıktığını ve epeyce de eski bir geçmişinin olduğunu öğrendiğim dergilerden birisi.Bu kadar geç bir sürede farkına varmak benim açımdan gayet normal. İçinde bulunduğum atmosferlerin beni kuşatan karanlık çehrelerini yeni yeni yıkmaya başladığım şu günlerde farklı ırmakların ,insanların düşünce dünyasında derleyerek ürettiği ve bu üretimi dışa kustukları (arının balı aslında kusmuğudur. Bu analojiyle F.Bacon’a bir selam atalım) bizlere çağıl çağıl taşımasıdır. Velhasılı kelam yenide farkına varsam hemen sahip olup bitimsiz ve önüne geçilmez bir şehvetle sarıldım her sayfasına.

Dergi ilgili sayısında Yüzyılın Filmleri kapak konusuyla çıktı. Daha önceleride Yüzyılın Kitapları ve Yüzyılın Dergileri konularıyla da ilgili sayılar çıkartmış.Sanırım ilgili sayıları da edinip kimlere ve nasıl atıflar yaptığını da görmem gerekiyor.

Dücane Cündioğlu ve Yusuf Kaplan okumalarımda sinema konusuna değindikleri ve bu değinilerin ciddi felsefi ve derinlikli bir takım veriler ,metinler içermesi beni  bu alana kaymam konusunda ikna etmiş ama sinema izleyicisi olmamı da sağlayamamıştı. Ya da izlediğim filmleri örgüsel tarafından bakmanın kolaycılığı daha cazip gelmişti.

Artık sinema üzerine okumalar yapmalı ve bu okumaları desteklemek içinde sanatsal filmleri izleyip tahlillerini yapmalıyım. Aslında gördüğüm kadarıyla filmlerde görsel,işitsel ve kullanılan tekniklerden daha çok filmin icine gömülen mesajın yakalanması ve bunun zihnimizde yarattığı çağrışımların bizlerde ki izdüşümleri. Tabi bu verilmek istenen mesajın (ön planda sunulanın değil saklananın) doğru algılanabilmesi içinde bizlerin filmdeki düşün dünyasına dalabilecek kadar yüzme biliyor olmamız da gerekmekte. Duvarda duran bir resimden tutunda kullanılan bir cümlenin neye atıfta bulunduğunu, neyi nasıl görmek gerektiğini de bilmek gerekiyor. Yani sıkı bir okur ancak sıkı bir film izleyicisi olabilir.

Türkiye de son yıllarda islami kesimde sinemaya eğilim arttı.Özellikle Ayşe Saşa ,Dücane Cündioğlu,İhsan Kabil,Yusuf Kaplan,Enver Gülşen gibi yazarlar sayesinde bu ilginin daha esaslı bir omurgaya oturması bunun sonucu olarakda yeni bir neslin alttan alta hem teorik yönlem hemde uygulama alanında meyveler verildiğini görmekteyiz.

Derginin bu sayısında yusuf kaplan ve enver gülşenin türk sineması üzerine kalame aldıkları metinler okunmayı hak eden metinler olarak göze çarpmaktadır. Tabi bu metinlerin yanında ömer altaşın metnide aynı övgüye mazhar metin olmayı hak etmektedir. Zaten dergide 4 film teorisi veya türk sinemasıyla ilgili metinler yer alırken kalan yazıların tamamı (40 adet film) film tahlilleri,tenkitleri üzerine metinlerdir.

Yusuf kaplan da enver gülşen de kabaca yazılarında türkiyede neden esaslı bir sinema dilinin kurulamadığını sorgulamaktalar ve ulaştıkları netice ise ; yerelliğin buda hem islam,hemde toplumsal kabullerin ,toplumun dışlanması,kendimizi ifade etmenin yerine dışarısını ifade etmek sorunu olduğu ,kendi geçmişimizin mirası üzerinde inşa zihniyetinin yerleşmediği bunun da esaslı bir şeyler söylemenin temel olduğu sinema da bir yankısını var edemediğini belirtmektedirler. Özellikle islami irfan geleniğinin sinama dili oluşturmada etkin bir rol oynaması gerektiği ve Arabinin dilinde ortaya çıkan teşbih,tenzih kavramsallarının sinema için bir çıkış olacağı vurgusu önemlidir. Zaten toplumsal düzeydeki sorunlarımızın çok büyük bir kısmı köksüzlüğümüzden kaynaklanmaktadır. Geçmişimizin olmaması ,köklerimizin olmaması bizleri bir yurtsuz yapmakta buda metafiziksel köklerin inşası için yeni bir dilin oluşmasına engel olmaktadır.

Film tenkitlerinde bazı filmlerin hakkı verilmiş bazılarının ise verilememiştir. tahlilleri yapılan filmlerin bir kısmını daha önceden izlemiştim. Ama sadece gösterileni izlemiştim. Sanırım bu filmleri tekrardan izleyerek sunulanı değil sunulmak istenileni yakalamanın derdiyle dertleneceğiz.

 

Yine de eksiklerine rağmen teşekkürler .

Reklamlar