Etiket arşivi: Erasmus

Milletler ve Özellikleri

Erasmus “Deliliğe Övgü” adlı kitabında milletlerle ilgili bazı bilgiler veriyor. Erasmus 1466-1536 yıllarında yaşamış bir düşünür,edebiyatcı;
” Doğa ölümlülerin her birine kendini beğenmişlik zerkettiği gibi ,her bir ulusa ,hatta neredeyse her topluma da kendilerine özgü kendini beğenmişlik zerketmiş. Bu yüzden, örneğin İngilizler,başka şeyler bir yana ,özellikle güzellik ,müzik ve kaliteli yemek gibi konularda eşsiz olduklarını düşünürler. İskoçyalılar soyluluklarıyla ,kraliyet unvanlarına sahip olmanın ayrıcalığıyla ve bir o kadar da diyalektik tartışmalarıyla övünürler.Fransızlar nezaket konusunda iddialıdırlar;Parisliler ilahiyat alanında ki üstün bilgileriyle herkesi aştıklarını düşünür ve özellikle bu konuda kendileriyle gurur duyarlar.İtalyanlar edebiyat ve belagat alanını tekellerine almıştır. Bu özelliklerinden dolayı insanlar arasında tek uygar ulus olduklarını iddia ederek kendilerini tatlı tatlı kaşırlar. Bu tür bir mutluluk anlayışında Romalılar ilk sırayı alır ve neşe içinde hala eski Romanın hayalini kurarlar. Venedikliler soylu olduklarını düşünüp mutlu olurlar. Yunanlılar bütün bilimlerin yaratıcısıymış gibi ,geçmişin saygın kahramanlarının onurlarını kendilerine mal ederler. Türkler ve diğer bütün barbar artıkları dinleriyle övünür,Hristiyanları batıl itikadları yüzünden küçümserler. Yahudiler ise daha ileri gidip büyük bir sadakatle kendi Mesihlerini bekler ve o gün gelene kadar da Musa’larına dört elle sarılırlar. İspanyollar savaşlarda elde ettikleri şan ve şöhret konusunda rakip tanımazlar.Almanlar uzun boylu olmalarıyla ve büyü sanatındaki bilgileriyle kibirlenirler. ”

alıntılanan metinden de görüleceği gibi 16. yy da milletler ve panoramaları böyleydi. Çıkarımlar;
1- Almanlar hale tarih sahnesine çıkmamışlar.Çünkü 18,19 yy. larda ki ürettikleri entellektüel birikimin izleri bile yok. büyücülükle gıpta ettiklerine göre kendi hallerinde bir ulus.
2-‘Türkler ve diğer bütün barbar artıkları’ ibaresi batı ile islam dünyası arasında ki o giderilmesi imkansız ayrılığı göstermekte. Kendi kıtalarını merkez görme ve kıta dışından olan herkesi barbar (barbar kelimesi yabancı manasına gelir) olarak görmesi aslında avrupa merkezciliğin ne kadar derinlerde saklı olduğunu gösterir.
3-Yahudiler halen mesihlerini bekliyorlar. Adamlar bıkmadan usanmadan binlerce yıldır bekliyor. Sabır taşı olsa çatlardı. Belki sırf bu beklenti sadakatlerinden dolayı affa uğrayabilirler. Kolay değil inatla ,bıkmadan,usanmadan,ümitsizliğe düşmeden beklemek.

İnsan ve yeri

“İnsan dışında her yaratık doğanın sınırları içinde yaşamakla yetinirken ,sadece insan kendi payına düşenin sınırlarını aşmaya çalışıyor” Erasmus-Deliliğe Övgü adlı eserinde böyle bir cümle kullanıyor.Ne kadar da halimizi özetleyen bir cümle. Evet bütün mesele bize verili olanla sınırlı kalmayıp onun ötesine veya onuda kullanarak yeni şeylere ulaşma isteği.